1. Haberler
  2. Dünya
  3. Trump ve Hamaney’in ortak noktaları neler? Dünyayı krize sokan inat!

Trump ve Hamaney’in ortak noktaları neler? Dünyayı krize sokan inat!

Donald Trump ve Mücteba Hamaney, bambaşka iki ülkenin ve siyasi sistemin başındaki iki isim... İkisinin de hedefleri ve yöntemleri tamamen farklı ancak Orta Doğu'da başlayan savaş neticesinde ülkelerinde "düştükleri çukur" muhtemelen aynı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Biri, özenle hazırlanmış metinleri yüzünü göstermeden yayımlayarak halkla iletişim kuruyor; ötekisiyse kameralardan veya bir gazeteciyle telefon görüşmesi yapmaktan asla çekinmiyor, günün her saati kışkırtıcı paylaşımlar yapabiliyor. Fakat yöntemleri ne kadar farklı olursa olsun, Donald Trump ve Mücteba Hamaney’in verdikleri mesaj aynı: Kazanıyoruz…

Üstelik gelinen noktada karşılaştıkları sorun da aynı: İkisi de zayıf görünmek korkusuyla taviz vermeyi göze alamıyor ve bu da onları mevcut çıkmazı zafer gibi sunmaya zorluyor.

Diğer yandan, Hamaney, Amerika’nın askeri gücünü mağlup etmenin kanıtı olarak Hürmüz Boğazı’nda kalıcı yönetim hakkı talep ediyor. Öte yandan Trump ise, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının işe yaradığını ve İran’ı doğrudan müzakere olmadan nükleer konusunda taviz vermeye zorladığını kanıtlamak üzere İran’ın yaptırımların gevşetilmesini talep etmesine ihtiyaç duyuyor.

TAVİZ VERMEMEK Mİ PİYASALARI SALLAMAK MI?

İki lider de taviz vermeleri halinde iç siyasette ödeyecekleri bedeller nedeniyle günlük 21 milyon varil petrol akışını engellemeye ve piyasalarda küresel durgunluk yaratma riskini göze almaya hazır.

Taviz vermek, Hamaney açısından sertlik yanlılarına, Trump açısından da MAGA’cı tabana zayıf görünmek anlamına geliyor (MAGA: Make America Great Again/Amerika’yı Yeniden Yüceltelim hareketi).

Analistlere göre, ikisinin de bir anlaşmaya ihtiyacı var ama Ne Trump ne de Hamaney bunu açıkça itiraf edebilecek durumda.

Trump geçtiğimiz günlerde 15 bin asker, birkaç destroyer ve 100 savaş uçağının dahil olduğu “Özgürlük Operasyonu’nu” başlattığını duyurmuştu. Trump bu kararı, İran’a ait limanlara yönelik abluka işe yaradığı için değil, başarısız olduğu için başlatmıştı (Trump daha sonra bu operasyonun durdurulduğunu açıkladı).

Haftalarca süren İran limanlarını kapatma operasyonuna karşılık, Tahran’ın da Hürmüz Boğazı’nı kapatmasıyla petrol fiyatları hızla yükseldi, küresel ekonomi sarsıldı ve İran yaptırımların gevşetilmesi için herhangi bir “yalvarma” belirtisi göstermedi. Bu durum da Trump’ı başarısızlığı kabul etme ya da askeri güç kullanarak vitesi arttırma arasında bir seçim yapmaya zorladı.

Kongre kaynaklarına göre, savaşın ABD’ye günlük maliyeti aşağı yukarı 1 milyar dolar. Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir ankete göre, Amerikalıların yüzde 60’ı artık savaşın hata olduğunu düşünmeye başladı.

Trump, Hürmüz ablukasının işe yaradığını kanıtlayacak tavizler almadan geri çekilemez. Üstelik, basına yaptığı “ABD’nin hiçbir anlaşma yapmaması daha iyi” şeklindeki açıklaması da başkanın tabanını -stratejik başarısızlığın değil, İran’ın uzlaşmazlığının bir sonucu olarak kurgulanan- yeni bir çatışmaya hazırladığı şeklinde yorumlandı.

Hamaney de aynı tuzağa tam tersi yönden düşüyor. ABD ile yapılacak ve taviz gibi görünebilecek bir anlaşma, siyasi meşruiyeti için desteklerine ihtiyaç duyduğu sertlik yanlılarını öfkelendirebilir.

İranlı analist Saeed Barzin, İran ile ilgili değerlendirmesinde, şunları söyledi:

“Bu aşırılıkçı, köktendinci, özerk, başına buyruk ve ‘kıyamet odaklı’ eğilim, Devrim Muhafızları Örgütü de dahil olmak üzere çeşitli devlet kurumlarında etki sahibi.”

Hamaney, göreve gelmek için en kötü şartların doğduğu bir ortamda, yaklaşık iki ay önce liderliği devraldı: Babasının suikasta uğradığı, meşruiyetinin sorgulandığı ve kamuoyuna hiç görünmeden bir savaşı yönetmek zorunda olduğu bir atmosfer.

Ayrıca, İran, Hürmüz Boğazı’nı sonsuza kadar kapalı tutamaz. Çünkü ekonominin serbest düşüşte olduğu ülkede, savaşın başından bu yana milyonlarca insan işinden oldu. İran’ın geçenlerde Pakistanlı arabuluculara sunduğu teklifte “savaşın bitirilmesinden ve kalıcı barıştan” bahsediliyordu. Teklif, ateşkesin en geç 30 gün içinde savaşın tamamen sona ermesine dönüştürülmesi ve çatışmaya geri dönülmeyeceğini garanti edecek uluslararası bir mekanizma kurulması çağrısı yapıyor.

Hürmüz Boğazı’nda ise, İran ulaşımı kademli olarak açabilir, denizin mayınlardan temizlenmesi konusunda sorumluluk üstlenebilir ve ABD’nin mayınların temizlenmesi çalışmalarındaki desteğini reddetmeyebilir.

İran teklifte ayrıca, uranyum zenginleştirmesinin 15 yıla kadar tamamen durdurulması meselesini de ele alıyor. Bu süre dolduktan sonra İran “sıfır stok” ilkesine dayanarak, yüzde 3,6 zenginleştirmeye geri dönebilir.

Trump’ın “tatmin olmadığını” ve İran’ın “yeterince ağır bedel ödemediğini” belirttiği yanıtı, aslında bu siyasi manevrayı anladığını gösteriyor.

Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) yapılan saldırı ise, hem Trump hem de Hamaney’in kendi gerilim stratejilerinin kontrolünü kaybetmeye başladıklarına dair başka bir paralelliği ortaya koyuyor.

İran’ın, BAE’deki Hürmüz Boğazı’nı tamamen baypas etmeyi sağlayan Füceyre’deki limanı vurması, Tahran’ın çatışmaları boğazın ötesine taşıdığını veya Devrim Muhafızları komutanlarının, Hamaney’in diplomatik seçeneklerini zora sokacak bağımsız kararlar aldığını gösteriyor.

Aynı şekilde, Trump’ın gemileri “yeryüzünden silme” tehdidi, onu askeri danışmanlarının tavsiye ettiğinin ötesine geçebilecek tepkiler vermeye mecbur bırakıyor. Analistler, Trump’ın ülkedeki muhalefeti kırmak için Hürmüz’de sert bir askeri eyleme, Hamaney’in ise İran’ın zayıf değil, meydan okuyan bir konumda görünmesine gerek duyduğunu belirtiyor.

Ancak ikisi de kendi halklarına geri adım atmanın teslim olmakla eşdeğer olduğunu söylüyor. Trump’ın destekçileri İran’ın yerle bir edilmesini ya da teslim alınmasını, İran’daki sertlik yanlıları ise ABD’nin küçük düşürülmesini, aşağılanmasını bekliyor.

Kaynak: The Telegraph

Trump ve Hamaney’in ortak noktaları neler? Dünyayı krize sokan inat!
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.