1. Haberler
  2. Ekonomi
  3. Türkiye-Belçika İş Forumu düzenlendi; Bakan Bolat: İki ülke, 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor

Türkiye-Belçika İş Forumu düzenlendi; Bakan Bolat: İki ülke, 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor

DEİK tarafından düzenlenen Türkiye-Belçika İş Forumu'nda konuşan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye’de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdıklarını belirterek, “2003 yılından bu yana reformlara ...

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

DEİK tarafından düzenlenen Türkiye-Belçika İş Forumu’nda konuşan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye’de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdıklarını belirterek, “2003 yılından bu yana reformlara kararlılıkla devam ediyoruz. Her 18 ila 24 aylık dönemde yeni bir reform gündemi hazırlıyor, bunu uyguluyor, özel sektörden geri bildirim alıyor ve ardından yeni reform programımızı oluşturuyoruz” dedi. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak da, “Belçikalı şirketleri, Türkiye’yi daha fazla bir üretim üssü ve ortak girişimler için bir platform olarak görmeye davet ediyoruz” diye konuştu. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Türkiye ile Belçika arasındaki ikili ticaret hacminin 2025 yılı itibarıyla 9,3 milyar dolara ulaştığı belirterek, “İki ülke, sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor” ifadelerini kullandı.

DEİK tarafından düzenlenen Türkiye-Belçika İş Forumu, Belçika Kraliçesi Mathilde, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, DEİK Başkanı Nail Olpak, Mathilde’nin başkanlığındaki heyet ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi.

Forumda konuşan Dağlıoğlu, bugün itibarıyla Türkiye’de faaliyet gösteren 700’ün üzerinde Belçikalı şirketin bulunduğunu ifade ederek, bu şirketlerin 2003 yılından bu yana gerçekleştirdikleri toplam yatırım miktarının 8 milyar doların üzerinde olduğunu ve bu rakamı daha da artırmak istediklerini dile getirdi.

Türkiye’nin dayanıklı ve hızlı büyüyen bir ekonomi olduğuna işaret eden Dağlıoğlu, “2003 yılından bu yana bileşik yıllık büyüme oranımız yüzde 5,3 seviyesindedir. Türkiye, dayanıklıdır çünkü küresel ekonomik şoklar sırasında en az etkilenen ülkelerden biri olmuştur” değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye’de uluslararası yatırım projelerini kolaylaştırdıklarını belirten Dağlıoğlu, ülkenin son derece iş dostu yatırım ortamı sunduğunu söyledi.

Dağlıoğlu, “2003 yılından bu yana reformlara kararlılıkla devam ediyoruz. Her 18 ila 24 aylık dönemde yeni bir reform gündemi hazırlıyor, bunu uyguluyor, özel sektörden geri bildirim alıyor ve ardından yeni reform programımızı oluşturuyoruz” diye konuştu.

“Türkiye, bölgesel bir merkez haline geldi”

Burak Dağlıoğlu, Türkiye’de nitelikli insan kaynağının mevcut olduğuna işaret ederek, güçlü demografik yapısı ve genç nüfusunun büyük avantaj sağladığını ve bu genç nüfusun oldukça iyi eğitimli olduğunu dile getirdi.

Türkiye’de mavi yaka çalışanlardan teknik personele, teknisyenlerden mühendislere, yazılım geliştiricilerden orta ve üst düzey yöneticilere kadar ihtiyaç duyulan her seviyede insan kaynağının bulunduğuna dikkati çeken Dağlıoğlu, “Türkiye, dünyanın kesişim noktasında yer almaktadır. Üç kıtanın bağlantı noktasındayız. Aynı zamanda son derece bağlantılı bir ekonomiye sahibiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan döneminde altyapı ve üstyapı yatırımlarına büyük kaynak ayırdık” ifadelerini kullandı.

Dağlıoğlu, Türkiye’nin bölgesel merkez haline geldiğini belirterek, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın politikaları sayesinde bugün bölgesel bir merkez konumundayız ve küresel bir ekonomik güç olmayı hedefliyoruz. Bu hedeflere ulaşmak amacıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca iki hafta önce finansal ve finansal olmayan teşvikleri içeren yeni bir destek paketi açıkladı” şeklinde konuştu.

“Türkiye ve Belçika, farklı alanlarda birbirini tamamlayan iki ekonomi”

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak da Türkiye ile Belçika’nın farklı alanlarda birbirini tamamlayan iki ekonomi olduğunu belirtti.

Olpak, bir tarafta Belçika’nın çeşitli sektörlerde dünya çapındaki gücüne, diğer tarafta da Türkiye’nin Batı Avrupa ile Çin arasında konumlanan en büyük ekonomi, üretim ve AR-GE merkezlerinden biri olduğuna dikkati çekti.
Nail Olpak, “Daha önce farklı başlıklardan söz edilmişti. Ben özellikle 4 alanı vurgulamak istiyorum. İlki olarak yatırım konusu, Belçikalı şirketleri, Türkiye’yi daha fazla bir üretim üssü ve ortak girişimler için bir platform olarak görmeye davet ediyoruz” dedi.

İkinci olarak yeşil dönüşümün büyük önem taşıdığını dile getiren Olpak, Belçika’nın sürdürülebilirlik alanındaki yetkinliği ile Türkiye’nin hızla büyüyen yenilenebilir enerji sektörünün güçlü bir uyum yakalayabileceğini vurguladı.
Üçüncü alanın teknoloji ve inovasyon, savunma ve uzay sanayisi, son alanın da lojistik olduğunu belirten Olpak, şunları kaydetti:

“Hepimiz görüyoruz ki günümüzde tek kesinlik belirsizliktir ve bu, iş dünyasının hiç hoşlanmadığı bir durumdur. Serbest ticaret anlayışı, artık yalnızca ekonomik bloklara değil aynı zamanda siyasi bloklara da dönüşmüş durumda. Bu yeni atmosferde 60 yılı aşkın süredir devam eden Türkiye-AB ortaklık sürecinin tamamen yeni bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine inanıyoruz. Öncelikli olarak Türkiye’nin AB ile daha derin entegrasyonunu vurgulamak isterim. Ocak ayının sonunda biz, DEİK olarak, Financial Times’ta AB Parlamentosu, AB Konseyi ve AB Komisyonu liderlerine hitaben açık bir mektup yayımladık.”

Olpak, aynı amaç doğrultusunda geçen cuma günü Avrupa Günü vesilesiyle kendisinin ve AB üyesi ülkelerdeki 26 iş konseyi başkanının imzasını taşıyan açık mektubu De Tijd gazetesinde yayımladıklarını belirtti.

AB’nin kurucu üyelerinden ve Brüksel’e yakınlığı bulunan Belçika’nın bu gündeme öncülük etmesi gerektiğini vurgulayan Olpak, “Sizin desteğinize ve sesinize güveniyoruz. Ayrıca tüm katılımcıları, European Business Summit işbirliğiyle Egmont Sarayı’nda 13 Ekim’de düzenleyeceğimiz bir sonraki AB-Türkiye İş Zirvesi’ne davet etmek isterim” ifadelerini kullandı.

Belçika Şirketler Federasyonu (FEB) Onursal Başkanı Rene Branders da “Bugün burada 200 şirketi temsil eden en az 400 Belçikalı katılımcıyla Türkiye’de bulunuyoruz” dedi.

Bu şirketlerin birçoğunun yüksek teknoloji sektörlerinde faaliyet gösterdiğini belirten Branders, kimya, yaşam bilimleri, otomotiv, savunma, uzay, gıda sanayisi, tekstil ve hatta mobilya sektörlerinden temsilcilerin burada yer aldığını dile getirdi.

Türkiye’nin Belçika için önemli bir ekonomik ortak olduğunu vurgulayan Branders, “İkili ekonomik ilişkilerimiz, uzun yıllara dayanan güçlü bir geçmişe sahiptir. Belçikalı şirketler, bugüne kadar ülkenize önemli yatırımlar yapmıştır.” diye konuştu.
Branders, Türk şirketlerinin de Belçika’yı Avrupa’nın merkezindeki ana yatırım platformu olarak tercih ettiklerini söyledi.

Forumda konuşan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, küresel ekonominin derin dönüşümler geçirdiği bir dönemde bir araya kaydederek, jeopolitik gerilimlerin, küresel tedarik zincirlerindeki aksamaların ve artan korumacılık eğilimlerinin uluslararası ticaret ve yatırım modellerini yeniden şekillendirdiğini söyledi.

Bolat, böyle bir ortamda güvenilir ortakların ve dirençli ekonomilerin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunun altını çizerek, bu bağlamda Türkiye’nin öne çıktığını vurguladı.

Türkiye’nin Avrupa, Asya ve Afrika’nın kesişim noktasındaki stratejik konumuna işaret eden Bolat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye, 1,3 milyardan fazla tüketiciye doğrudan erişim imkanı sunuyor. Türkiye genç, yetenekli iş gücü ve güçlü sanayi ekosistemi sayesinde küresel bir üretim, teknoloji ve lojistik devi haline geldi. 1,6 trilyon dolarlık milli geliriyle Türkiye, dünyanın 16. büyük ekonomisi ve OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen ekonomilerden. Bu sağlam ekonomik temele dayanarak, Türkiye giderek kendisini küresel yönetişim ve inovasyonun bir merkezi olarak konumlandırıyor. Bu yıl Türkiye, NATO Zirvesi, BM COP31 ve Uluslararası Uzay Kongresi’ne ev sahipliği yapacak.”

“İki ülke 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor”

Ticaret Bakanı Bolat, iki ülke arasındaki ikili ticaret hacminin istikrarlı bir şekilde yükselerek 2025’te 9,3 milyar dolara ulaştığını belirterek, “İki ülke, sürdürülebilir ve dengeli bir şekilde 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor” dedi.

Belçika’nın Türkiye’deki yatırımlarının yaklaşık 5 milyar dolara ulaştığını, Türkiye’nin Belçika’daki yatırımlarının ise 750 milyon dolara yaklaştığını anlatan Bolat, “Türkiye’de faaliyet gösteren 719 Belçika şirketinin varlığı, ekonomimize duyulan güvenin açık bir göstergesidir. Aynı şekilde, Türk şirketleri de lojistik, savunma, imalat, perakende ve ileri teknolojiler gibi sektörlerde Belçika’daki varlıklarını genişletiyor” diye konuştu.

Bolat, iki ülkenin işbirliği yapabileceği yeni ve stratejik alanlardan bahsederek ve bu alanlardan ilkinin savunma sanayisi olduğunu kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

“Savunma ve havacılık ihracatımız 2002’deki 248 milyon dolardan 2025’te 10 milyar doların üzerine çıktı. Bu, yaklaşık 40 katlık artış anlamına geliyor ve Türkiye’yi savunma ürünleri ihracatında 11. sıraya yerleştiriyor. Belçika’nın savunma ekosistemimizle daha derin bir etkileşim kurma konusunda artan bir ilgisi olduğunu görüyoruz. İkincisi Türkiye, 150 milyar dolarlık lojistik pazarı ve 50 milyar doların üzerinde lojistik hizmet ihracatıyla gelişmiş dijital gümrük sistemlerine sahip önemli bir lojistik merkezidir.”

Bolat, Belçika’nın gelişmiş lojistik konumuyla depolama, hava kargo, çok modlu taşımacılık ve dijital lojistik alanlarında açık fırsatlar barındırdığını kaydederek, “Türkiye’nin hızla genişleyen ulaşım altyapısı, 58 havaalanı, 247 milyon yolcu ve 356 destinasyonla bu ekosistemi daha da güçlendirmektedir. Ülkelerimiz arasında haftalık 80 yolcu ve 14 kargo uçuşu gerçekleştirilmekte olup bu da turizmi canlandırmaktadır. Geçen yıl 600 binden fazla Belçikalı turist Türkiye’yi ziyaret etti” şeklinde konuştu.

“Türk müteahhitler 138 ülkede 560 milyar dolarlık proje üstlendi”

Bakan Bolat, iki ülkenin ticaret hacminin artırılabileceği alanlardan birisinin de “bilgi ve işlem teknolojileri” olduğunu belirterek, Türkiye’nin imalat katma değerini 41 milyar dolardan 240 milyar dolara çıkardığını söyledi.

Bolat, “40 milyar dolarlık pazar büyüklüğü ve 240 bin profesyoneliyle bilgi ve işlem teknolojileri sektörü, ‘Endüstri 4.0’ uygulamalarıyla dijital dönüşümü giderek daha fazla yönlendirmektedir. Çeşitlendirme, arz güvenliği ve temiz teknolojilere odaklanan Türkiye’nin enerji geçişi, özellikle açık deniz rüzgar enerjisi ve hidrojen teknolojilerinde Belçika ile önemli bir işbirliği alanı yaratmaktadır. Ayrıca, 9,2 milyar dolarlık ilaç pazarı ve 50 binden fazla profesyonel çalışanıyla Türkiye, ortak araştırma ve geliştirme için bir platform sunmakta” ifadelerini kullandı.

Türk müteahhitlerin bugüne kadar 138 ülkede 560 milyar dolarlık proje üstlendiğini anlatan Bolat, Belçika’da üstlenen inşaat projesi hacminin 335 milyon dolar olduğunu bildirdi.

Bolat, “Bu anlamda, ekonomik ortaklığımızı yalnızca ikili ülkelerimiz arasında değil, aynı zamanda üçüncü pazarlarda ve hükümetler nezdinde de geliştirmek için büyük bir alan bulunmaktadır” diye konuştu.

“Gümrük Birliğinin modernize edilmesi konusunda çok yakın çalışıyoruz”

Ticaret Bakanı Bolat, Gümrük Birliğinin modernize edilmesi için çalışmaların devam ettiğini belirterek, bu konudaki desteği için Belçika’ya teşekkür etti.

Önceliklerinin “iş dostu bir ortam oluşturmak” olduğunu dile getiren Bolat, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Yatırımların korunması ve teşviki ile çifte vergilendirmenin önlenmesine ilişkin anlaşmalar da dahil olmak üzere sağlam hukuki çerçevemiz, yatırımcılar için şeffaflık, öngörülebilirlik ve güvenlik sağlamaktadır. Aynı zamanda AB ile Türkiye ve AB üyesi ülkeler arasındaki Gümrük Birliğinin günümüz koşullarına uygun şekilde modernize edilmesi konusunda çok yakın çalışıyoruz. Günümüzün ekonomik gerçekleri doğrultusunda Belçika’nın AB içinde bu yaklaşımı desteklediğine inanıyoruz. Bu nedenle AB ile Türkiye arasındaki Gümrük Birliğinin modernizasyonuna verdikleri destek için Belçika hükümetine en içten teşekkürlerimizi sunuyoruz.”

Bolat, AB’nin ticaret ve sanayi politikalarının kapsayıcı olması, dışlayıcı olmaması ve Türk şirketleri ile Avrupa şirketleri arasındaki derin entegre değer zincirlerini zayıflatmaması gerektiğini vurguladı.

Türkiye ile AB arasındaki ikili ticaret hacminin yılda 233 milyar dolara ulaştığını kaydeden Bolat, “Ayrıca geçen yıl, toplamı 290 milyar dolara ulaşan Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların yaklaşık yüzde 70’i Avrupalı şirketlerden ve Avrupalı sanayilerinden gelmiştir. AB çerçevesi içindeki ortak çabalarımızla Türkiye, güvenilir bir ortak, güvenilir bir lojistik ve tedarik zinciri merkezi olarak hizmet vermeye devam edecektir” şeklinde konuştu.

Forum kapsamında Ticaret Bakanı Bolat ile Belçika Başbakan Yardımcısı, Dışişleri, Avrupa İşleri ve Kalkınma İşbirliği Bakanı Maxime Prevot ve Belçika Savunma Bakanı Theo Francken tarafından Türkiye ile Belçika arasında “İkili Ticaret İlişkilerinin Geliştirilmesine İlişkin Ortak Bildirisi” imzalandı. (AA)

Türkiye-Belçika İş Forumu düzenlendi; Bakan Bolat: İki ülke, 15 milyar dolarlık ikili ticaret hacmine ulaşmayı hedefliyor
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.