Alman hükümeti, ABD Başkanı Donald Trump’ın ülkedeki asker varlığını azaltma kararının ardından savunma stratejisini yeniden şekillendiriyor. Alman basınının iddiasına göre Berlin, bu kapsamda Türkiye’nin geliştirdiği kıtalararası balistik füze YILDIRIMHAN ile hipersonik uzun menzilli füze TAYFUN BLOK-4’ü satın almayı değerlendiriyor. Alman yetkililerin, Avrupa’nın Rusya karşısında caydırıcılık kabiliyetini kaybetmemesi için Türkiye’den füze ithalatını gündeme aldığı kaydedildi.
Trump’ın mayıs ayı başında Almanya’dan yaklaşık 5 bin ABD askerini çekeceğini duyurması, Avrupa’da güvenlik alarmına yol açtı. Üst düzey bir AB diplomatının “bir şeylerin olacağını biliyorduk” açıklamasına rağmen, çekilmenin zamanlamasının sürpriz olduğu ifade edildi. NATO diplomatları, bu kararın Avrupa’nın “uzak menzilli ateşleme yeteneklerini” ciddi şekilde zayıflattığı konusunda uyardı.

ALMANYA’NIN TÜRK FÜZELERİNE İLGİSİ
Die Welt gazetesinin haberine göre, Almanya Türk füze sistemlerine yönelik ithalat girişimlerine başladı. Berlin, mevcut güvenlik boşluğunu doldurmak için Türkiye ile askeri işbirliğini derinleştirmeyi hedefliyor. Haberde, YILDIRIMHAN ve TAYFUN BLOK-4’ün sahip olduğu uzun menzil kabiliyetinin, NATO’nun doğu kanadında oluşan tehdit algısına karşı önemli bir caydırıcı unsur olabileceği vurgulandı.

‘BERLİN SOMUT ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜYOR’
Berlin yönetimi, Washington’un desteğiyle savunma alanında yeni bir rota çiziyor. Die Welt’in edindiği bilgilere göre Almanya, YILDIRIMHAN ve TAYFUN BLOK-4’ü satın almak için somut çalışmalar yürütüyor. Bu iki füze sisteminin, Avrupa’daki NATO ülkelerinin korunmasında kilit rol oynaması planlanıyor.
Alman gazetesi, YILDIRIMHAN füzesinin menzilinin 6 bin kilometreye kadar ulaşmasının planlandığına dikkat çekti. Geliştirme aşamasında olan füzenin en erken 2028’den itibaren teslim edilebileceği belirtildi. TAYFUN BLOK-4 hipersonik füzesinin ise birkaç yıl sonra kullanıma hazır hale gelmesi bekleniyor.

2 PLAN ÖNE ÇIKTI
Almanya’nın Türkiye’den füze alımı için 2 farklı finansman seçeneği üzerinde durduğu belirtildi. İlk seçenek, iki ülke arasında doğrudan imzalanacak ikili bir anlaşma olarak sıralanıyor. İkinci seçenek ise Federal Hükümet’in liderliğinde, Türkiye’den yapılacak silah alımlarını finanse edecek daha küçük bir “istekli ülkeler koalisyonu” kurulmasını içeriyor.
Dşe Welt’e bilgi veren Alman diplomatik kaynaklar, bu anlaşmanın finansmanının AB silah programı SAFE’den karşılanamayacağını ifade etti. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan’ın direnişi nedeniyle, savunma yatırımları için ayrılan 150 milyar avroluk düşük faizli kredi imkanının Türkiye’den ithalatta kullanılamayacağı vurgulandı. Bu durumda potansiyel anlaşmanın mali yükünü Almanya’nın üstleneceği kaydedildi.

GÖZLER NATO ZİRVESİ’NDE
Satın alıma dair henüz resmî bir karar alınmazken, Alman diplomatlar anlaşmanın temmuz ayında Ankara’da yapılacak NATO zirvesi sırasında duyurulabileceğini dile getirdi. Gazeteye göre bu takvim, Almanya’nın Türkiye ile savunma işbirliğini hızlandırma iradesini gösteriyor.
Almanya’nın aynı zamanda ABD’li savunma şirketi RTX ile Tomahawk füzelerinin üretimi için ortak girişim kurmayı düşündüğü de belirtildi.

ALMANYA, SAVUNMA ÜRETİMİNİ ÇEŞİTLENDİRME YOLUNA GİDİYOR
Haberde, Almanya’nın askeri üretimini “daha da çeşitlendirebileceği” kaydedildi. Bu strateji sayesinde ABD savunma sanayisinin güçleneceği ve ABD hükümetinin Avrupalı müttefiklere silah tedarik etme baskısından daha az etkileneceği öngörülüyor. Tomahawk gibi füzelerin stoklarının gerektiğinde başka bölgelerde kullanılmasının da önü açılmış olacak.
Almanya’dan çekilecek ABD askerlerinin önemli bir kısmı Ramstein Hava Üssü’nden ayrılacak. ABD askerlerinin orta vadede Romanya’nın doğusundaki Mihail Kogalniceanu Hava Üssü’ne nakledilmesi planlanıyor. Trump’ın Almanya’dan asker çekme kararı, Berlin’in kendi savunma kabiliyetini artırma ihtiyacını güçlendirdi. Haberde Almanya’nın, füze teknolojisine yapılacak yatırımları Rusya tehdidi nedeniyle bir gereklilik olarak gördüğüne dikkat çekildi.


