2026 Almanya Güzellik Yarışması’nın Türkiye kökenli başörtülü adayı Büşra Sayed’in kendisini hedef alan aşırı sağcı AfD’li vekile mizahla verdiği yanıt Almanya’da gündem yarattı.
Almanya’da Türkiye kökenli Miss Germany 2026 yarışmasının adayı Büşra Sayed, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinden kendisine yöneltilen ve ayrımcılığa varan tepkileri sosyal medyadan verdiği yanıtla hem maddi hem de özellikle insani açıdan bir kazanıma dönüştürmeyi başardı.
Büşra Sayed geçen Mart ayında 2026 Almanya güzellik yarışması Miss Germany’ye katıldı ve final turuna kadar yükseldi.
Bu yarışmada Almanya’da artık birkaç yıldır yalnızca dış görünüş değil, “kadınların güçlenmesi” de ön planda tutuluyor. Yarışmaya başarılı kadınlar katılıyor ve esas olarak kişilikleri ile başarıları ödüllendiriliyor.
Bir girişimci olan 27 yaşındaki Büşra Sayed de tesettür ürünleri satan bir firmaya sahip ve kendisi de başörtülü. Miss Germany sahnesine de kendi koleksiyonundan tesettür kombiniyle ile çıktı. Bu durum Alman medyasında büyük ilgi gördü. Sayed, bir başka adayla birlikte yarışma tarihinde sahneye başörtsüyle çıkan ilk isim oldu. Birkaç gün sonra da yarışmaFederal Meclis’in de gündemine taşındı.
Bünyesinde aşırı sağcı unsurlar barındıran AfD milletvekillerinden Beatrix von Storch, Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı konuşmada “Miss Germany finalinde tesettür vardı. Üstelik sadece başörtüsü takmakla kalmayan, aynı zamanda gerçek bir tesettür aktivisti olan bir aday vardı. Bunu pazarlıyor” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında doğrudan Büşra Sayed’i hedef alan von Stroch sözlerini “Eğer böyle bir İslam aktivistinin Miss Germany finaline katılması ilerleme sayılıyorsa, o zaman Absürdistan’da yaşıyoruz demektir. Hem de çok tehlikeli bir Absürdistan’da” diye sürdürdü.
“Federal Meclis’te gündeme gelmek daha büyük görünürlük sağladı”
AfD’li siyasetçinin kendisini hedef almasına ilişkin DW’nin soruların yanıtlayan Büşra Sayed ise von Stroch’un tepkisine şaşırmadığını söyledi:
“Aslında şoke olmadım. Hatta biraz sevindim diyebilirim. Çünkü Miss Germany’de savunduğum misyon için bundan daha büyük bir görünürlük olamazdı. Sonuçta Federal Meclis’te adım geçti.”
Sayed yarışma öncesinde de misyonunu şu sözlerle açıklamıştı:
“Çeşitliliğin görünür olduğu ve her kadının kendisini ait hissedebildiği bir geleceğin oluşmasına katkı sunmak istiyorum. Tesettürle de. Bir trend olarak değil, bir gerçeklik olarak.”
“AfD indirim kodu” viral oldu
Büşra Sayed, Beatrix von Storch’un konuşmasına sosyal medyada, takipçilerinin alışık olduğu tarzda, yani mizahla yanıt verdi.
Instagram ve TikTok’ta yayımladığı videolarda AfD’li “arkadaşının” ilk kez kendisi ve markası için mecliste reklam yaptığını belirterek alaycı bir ifade ile “O yüzden lütfen ona karşı nazik olun” dedi ve şöyle devam etti:
“Bu onun ilk iş birliğiydi, o yüzden indirim kodunu söylemeyi unuttu: ‘AfD10’. Böylece tüm tesettür ürünlerinde yüzde 10 indirim kazanabilirsiniz.”
Bu zekice ve kinayeli yanıt, sosyal medyada büyük yankı buldu ve viral oldu. Video yalnızca Instagram’da altı milyon izlenmeye ulaştı.
Sayed, “İnsanlar sadece yorumlarda dayanışma göstermedi, Müslüman olmadıkları hâlde mağazamızdan da alışveriş yaptı” dedi ve ekledi:
“Gayrimüslim kadınlar ve erkekler de tesettür ürünleri sipariş etmeye başladı. Hristiyan kadın papazlardan bile ‘Dayanışma için biz de tesettür kıyafeti sipariş ediyoruz’ diyen yorumlar aldık. Bu gerçekten çok etkileyiciydi.”
Büyük bir topluluk oluştu
Sayed’in sosyal medya hesabının takipçi sayısı şu anda 160 bini geçmiş durumda.
“Topluluğuma çok sayıda harika insan katıldı, bununla gerçekten gurur duyuyorum” diyen genç girişimci, sonradan ürün yelpazesine eklediği “AfD Blue” adlı tesettür modelinin de neredeyse tükendiğini söylüyor.
Ancak Sayed, bu videoları hazırlarken amacının satışları artırmak olmadığını özellikle vurguluyor.
Yeni kazandığı görünürlüğü ayrımcılıkla mücadele için kullandığını belirtiyor.
Instagram paylaşımında şu ifadeleri kullanıyor:
“İnsanlar çeşitliliğin olduğu bir toplumda birbirine yaklaştıkça ve eşitlik arttıkça, bu yeni eşitlik konusunda daha fazla tartışma yaşanıyor.”
Ayrıca dürüst bir diyalog çağrısı yapıyor.
“Nefrete sevgiyle karşılık vermek”
Elbette gelen tepkiler sadece olumlu değildi. Yorumlarda AfD destekçileri de yer alıyor. Büşra Sayed için bu yeni bir durum değil:
“Daha çok genç yaşlarda nefret yorumları aldım, ayrımcılık yaşadım. O zamanlar bunlarla nasıl baş edeceğimi bilmiyordum Adeta donup kalıyordum. Hazır cevap olamıyordum, korkuyordum. Ama şunu biliyordum: Bununla baş etmenin bir yolunu bulmalıyım. Çünkü ne yazık ki bu bir gecede sona ermeyecek.”
Nefrete sevgiyle karşılık verdiğini söyleyen Sayed, “Ama şiddet tehdidi olduğunda sınırı çiziyorum. Bunları doğrudan şikâyet ediyorum” diyor.
Sayed, kısa süre önce SPD milletvekili Rasha Nasr’ın davetiyle Federal Meclis’i de ziyaret etti. Bununla ilgili de espirili bir sosyal medya videosu paylaşmayı ihmal etmedi.
“Bu dayanışmadan daha fazlasına ihtiyacımız var”
Son haftalar Büşra Sayed için oldukça hareketli geçti.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra yaşadıklarına olumlu baktığını söylüyor:
“Bu süreç bana da birçok insana da umut verdi. Çünkü ne kadar çok insanın ses çıkardığını ve dayanışma gösterdiğini gördük. Normalde sadece olumsuz sesleri duyuyoruz, çünkü genelde onlar daha yüksek çıkıyor.”
Sözlerini şöyle tamamlıyor:
“Bu dayanışmadan kesinlikle daha fazlasına ihtiyacımız var. Görünür olmalı ve birlikte aşırı sağa karşı mücadele etmeliyiz.”


