T24 Haber Merkezi
DEM Parti İstanbul Milletvekili Cengiz Çiçek, engelli yurttaşların yardımcı teknoloji ve medikal cihazlara ücretsiz ve engelsiz erişiminin sağlanması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne kanun teklifi sundu. Teklif ile tekerlekli sandalye, protez, işitme cihazı ve göz içi lens gibi yaşamsal önemdeki medikal cihazların bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından tamamen karşılanması ve engelli yurttaşlardan herhangi bir fark ücreti alınmaması amaçlanıyor.
“Bu yükümlülüklerin en somut karşılığı, ücretsiz erişimin sağlanmasıdır”
Kanun teklifinin gerekçesinde Türkiye’nin, Birleşmiş Milletler Engelli Haklarına İlişkin Sözleşme ile engelli bireylerin toplumsal yaşamın tüm alanlarına eşit ve eksiksiz katılımını güvence altına almayı taahhüt ettiğini hatırlatan Çiçek, “Bu yükümlülüklerin en somut karşılığı, engelli yurttaşların yardımcı teknoloji ve medikal cihazlara ücretsiz ve engelsiz erişiminin sağlanmasıdır” ifadelerini kullandı. Ancak mevcut uygulamaların bu yükümlülüklerle açık bir çelişki içinde olduğunu belirtti.
Çiçek, tekerlekli sandalye, protez, işitme cihazı ve benzeri tıbbi malzemelerin engelli yurttaşlar açısından “lüks değil, yaşamın sürdürülebilirliği ve insan onurunun korunması için zorunlu araçlar” olduğunu vurguladı. Sosyal Güvenlik Kurumu’nun geri ödeme tutarları ile piyasa fiyatları arasındaki farkın giderek derinleştiğini ifade eden Çiçek, 2026 yılı başında yapılan SUT güncellemesindeki artışların piyasa gerçekliği karşısında son derece yetersiz kaldığını belirtti.
“Yüksek maliyetler fiili olarak erişimi engelliyor”
Standart bir manuel tekerlekli sandalye için SGK tarafından karşılanan tutarın birkaç bin TL düzeyinde kaldığını kaydeden Çiçek, aynı ürünün piyasa fiyatının 15 bin ila 40 bin TL arasında değiştiğini ifade etti. Protezlerde ise durumun çok daha ağır olduğuna dikkat çeken Çiçek, “SGK’nın mekanik protezler için sağladığı destek yaklaşık 15 bin ila 25 bin TL bandında kalırken, ileri teknoloji mikroişlemcili protezlerin piyasa fiyatı 2026 yılı itibarıyla 500 bin TL’den başlayıp 1 milyon 500 bin TL’ye kadar ulaşabilmektedir” dedi. Bu farkın engelli yurttaşlar açısından fiilen bir erişim engeline dönüştüğünü vurguladı.
Kanun teklifinin gerekçesinde engelli yurttaşların ağır ekonomik koşullar altında yaşadığı eşitsizliklere de dikkat çekildi. Çiçek, engelli aylığının yaklaşık 5 bin ila 7 bin 500 TL bandında seyrettiğini, buna karşın açlık sınırının 33 bin TL’nin, yoksulluk sınırının ise 109 bin TL’nin üzerine çıktığını belirtti. Türkiye’de çalışabilir engellilerin işgücü piyasasına katılım oranının yalnızca yüzde 20’ler düzeyinde kaldığını ifade eden Çiçek, bu nedenle engelli yurttaşların önemli bir bölümünün düzenli ve güvenceli gelirden yoksun bırakıldığını söyledi.
“Engelliler yetersiz destekle baş başa bırakılıyor”
Çiçek, “Engelli yurttaşlar, devletin sosyal destek adı altında sunduğu yetersiz katkıların yarattığı boşluğu kendi sınırlı imkânlarıyla kapatmak zorunda bırakılmaktadır” ifadeleriyle mevcut sistemin yarattığı mağduriyete dikkat çekti.
Kanun teklifi ile engelli yurttaşların ihtiyaç duyduğu yardımcı teknoloji ve medikal cihazların bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından tamamen karşılanması, hiçbir katılım payı veya fark ücreti alınmaması, Tıbbi Malzeme ve Yardımcı Cihaz Listesi’nin en geç iki yılda bir güncellenmesi ve bu sürecin Sağlık Bakanlığı, ilgili meslek kuruluşları ile engelli örgütlerinin katılımıyla yürütülmesi teklif ediliyor. Teklif ayrıca cihazların yenileme sürelerinin bireysel tıbbi gereklilik esas alınarak belirlenmesini, cihazın kullanılamaz hale gelmesi durumunda ise engelli bireye geçici cihaz tahsis edilmesini öngörüyor.


