Halk TV’de son dönemde yaprak dökümü sürüyor…
Geçtiğimiz hafta Halk TV’den ayrıldığını duyuran sunucu Seda Selek’e destek çıkan sunucu Sorel Dağıstanlı, kanalın ‘fikir özgürlüğü’ne takıldı.
İSTİFALAR PEŞ PEŞE GELDİ
Selek’in ayrılık kararını desteklediği paylaşımı nedeniyle ekrandan alındığını ifade eden Dağıstanlı, Halk TV’den ayrıldığını duyurdu.
Dağıstanlı, “Fikir özgürlüğü kapsamında yaptığım paylaşıma tahammül edilemeyen bir yerde daha fazla bulunmak her iki taraf için de zaman kaybı olacaktı.” ifadelerini kullandı.

DİSK’TEN SERT TEPKİ
İstifalar sürerken son dönemde Halk TV’de özelikle basın emekçilerinin haklarına yönelik konuşulanlar, gündem olmaya devam ediyor.
Konuya ilişkin muhalefete yakınlığıyla bilinen DİSK Basın-İş’ten, dikkat çeken bir açıklama geldi.
‘BU ZULME ORTAK OLMAYIN’
“Halk TV ekranlarına çıkan tüm konuklara sesleniyoruz: Bu zulme ortak olmayın!” başlığıyla yayınlanan bildiride, Cafer Mahiroğlu yönetimindeki kanala yönelik sert ifadeler kullanıldı.
“Halk TV emekçilerinin çalışma şartları her gün daha da ağırlaşıyor.” denilen bildiride, “Ekran önündeki sunucusundan rejideki teknik ekibe, mutfaktaki aşçısından servis şoförüne kadar tüm çalışanlar; ya tazminatsız işten çıkarılmak için mobbing ile istifaya zorlanıyor ya da hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kapı önüne konuluyor.” ifadeleri kullanıldı.
“HALK TV İŞÇİ CEHENNEMİNE DÖNÜŞEN BİR YAPI HALİNE GELMİŞTİR”
Açıklamanın en dikkat çeken noktalarından birisi ise “Halk TV, dışarıdan ‘demokrasi ve adalet’ vadeden ancak içeride işçi cehennemine dönüşen bir yapı haline gelmiştir.” ifadeleri oldu.

“BU DÜZENE SESSİZ KALMAK, SUÇA ORTAK OLMAKTIR”
DİSK Basın-İş tarafından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Kanalın patronu Cafer Mahiroğlu, arkasına aldığı muhalif kamuoyu desteğine güvenerek eşine az rastlanır bir pervasızlık ve işçi düşmanlığı sergilemektedir. Bu patron; itiraz eden her emekçiye ‘Kapı orada, nasıl olsa sizi çalıştıracak başka yer yok, dönüp dolaşıp buraya geleceksiniz’ diyecek kadar cüretkâr, işçinin kıdem tazminatı birikmesin diye kadroları sürekli farklı şirketlere aktaracak kadar hesapçıdır.
Türkiye medya tarihinin gördüğü bu en karanlık çalışma düzenine karşı ses çıkarma vakti gelmiştir. Gazetecilerin sırtına basarak yükselen, onlara hak etmedikleri bir ‘itibar’ sağlayan bu düzene sessiz kalmak, suça ortak olmaktır.
‘HALK TV EKRANINA ÇIKMAYIN’
Halk TV ekranlarına çıkarak bu sömürü düzenine meşruiyet kazandırmayın! Emekçinin hakkını gasbeden bir patronun ekranında ‘hak ve hukuk’ konuşmak, samimiyetten uzaktır. Pervasız patron Cafer Mahiroğlu’na prim vermeyin, Halk TV ekranına çıkmayın!

TALEPLER TEK TEK SIRALANDI
– Tüm çalışanlara 212 Sayılı Basın İş Kanunu’na tabi çalışma hakkı derhal verilmelidir. Basın kartı ve yıpranma payı gibi yasal hakların gaspına son verilmelidir.
– Açlık sınırı altındaki maaşlar, insanca yaşam standartlarına çekilmeli; ödenmeyen kıdem tazminatları ve fazla mesai ücretleri derhal yatırılmalıdır.
– Geri alınan servis hakkı iade edilmeli, sağlıksız yemek dayatması yerine yemek kartı uygulamasına geçilmelidir.
– Reji ekibinin 6 saati aşan molasız mesaileri sonlandırılmalı, iptal edilen özel sağlık sigortaları yeniden başlatılmalıdır.
– Sendikalaşma hakkı üzerindeki baskılar durdurulmalı, işçilerin temsilcileriyle masaya oturulmalıdır.
– Dayanışma gösterdiği için işten atılan veya mobbing ile uzaklaştırılan tüm çalışanların hakları istisnasız teslim edilmelidir.

“BU KÖTÜLÜĞÜ YENECEĞİZ”
“Muhalif kamuoyuna sesleniyoruz: Gazetecilerin emeğini ve onurunu hiçe sayan bu “işçi düşmanı” zihniyeti alkışlamayı bırakın. Bizler ne bu ekrana muhtacız ne de bu vicdansızlığa mahkûmuz!
Dayanışma ve örgütlenme ile bu kötülüğü yeneceğiz!”
Kaynak: Ensonhaber Haber Merkezi


