Ahmet İmrak, İsrail Konsolosluğu’na 7 Nisan’da düzenlenen saldırıda yaralı yakalanıp 18 Nisan’da tutuklandı. Kebapçı ustası olarak bilinen İmrak’ın Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki ifadesinde, “Türkiye’de anayasal düzeni benimsemiyorum. Oy kullanmıyorum. Cami imamın arkasında namaz kılmam. 7-8 yıldır cihadın farz olduğunu ve yapılması gerektiğini inanıyordum” sözleri yer aldı. Halk TV yazarı İsmail Saymaz, bugünkü köşesinde, İmrak’ın Hizbuttahrir çevresinden kopuşunu, HTŞ şüphesiyle yürüyen soruşturma süreci ve konsolosluk saldırısına giden keşif/silah temini hattına ilişkin ayrıntılarını aktardı.
Kebapçı ustalığından “radikalleşme” hattına
İsmail Saymaz, 26 yaşındaki konsolosluk saldırısı faillerinden Ahmet İmrak’ın ortaokulu bırakıp kebapçılarda çalıştığını, Gebze’de kebapçılığa devam ettiğinı belirtti. Ağabeyleri üzerinden Hizbuttahrir’e bağlı Köklü Değişim çevresine gittiğini, Suriye-Filistin-Doğu Türkistan protestolarına katıldığını, 2019’da “cihat fikirlerinin uyuşmaması” gerekçesiyle bu yapıdan koptuğunu, Diyarbakır’daki “İtidal” medresesinde beş ay eğitim gördüğünü söyledi.
HTŞ şüphesi ve dinleme: 2022’de “delil yok” kararı
Saymaz, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018’de bazı isimler hakkında “FEC/ENŞ/HTŞ ile irtibat” şüphesiyle soruşturma yürütürken, listede İmrak’ın da yer aldığını, telefonunun 8 Mart 2021–8 Eylül 2021 arasında dinlendiğini aktardı. Savcılığın da 2022’de “örgüt üyeliğine dair delil elde edilemediği” gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verdiğini belirtti.
“Cihat farzdır” ve rüya anlatımı
İmrak’ın 18 Nisan’da TEM’de alınan ifadesinde, IŞİD/El Kaide/Hizbuttahrir hakkında “bilgi sahibi olmadığını” söylediği, buna karşı “Türkiye’de anayasal düzeni benimsemiyorum. Oy kullanmıyorum. Cami imamın arkasında namaz kılmam. 7-8 yıldır cihadın farz olduğuna inanıyordum” dediği kaydedildi.
Keşif, silah temini ve saldırı anlatımı
İsmail Saymaz, saldırıdan önce 1 Nisan’da konsolosluk çevresinde keşif yaptıklarını, 7 Nisan’da ise silah ve mühimmatı kiralık araca yükleyip yola çıktıklarını yazdı. Ahmet İmrak’ın ifadesine göre av tüfekleri bagajda, tabancalar arka koltuk cebindeydi.
Saymaz, İmrak’ın saldırı anını “Allahu Ekber diye tekbir getirdik. Konsolosluğa doğru harekete başladık” sözleriyle anlattığını aktardı. İmrak’ın, Onur Çelik’in vurulduğunu gördüğünü, geri dönerken şüpheli Yunus Emre Sarban‘ın kendisine ateş ettiğini, “Abi ne yapıyorsun” dediğini, kendisinin de vurulup yere düştükten sonra tabancayla ateş ettiğini söylediğini belirtti. Saymaz, İmrak’ın “Saldırı için kimse yönlendirmedi, İsrail’in Filistinlilere yaptığı zulüm” gerekçesine bağladığını da belirtti.


