Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi eski başkanı Menderes Yılmaz ile aynı mahkemede görev yapan üyeler hakkında, Ergenekon soruşturması sürecindeki tutuklama kararları nedeniyle “görevi kötüye kullanma” suçundan dava açıldı. İddianamede, Albay Recep Gençoğlu’nun haksız tutukluluk nedeniyle kazandığı tazminat davası sonucu kamunun zarara uğratıldığı belirtildi.
Diyarbakır’da KCK, JİTEM ve faili meçhuller davaları gibi kritik dosyaların görüldüğü 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin eski başkanı Menderes Yılmaz, aynı mahkemenin üye hâkimi Ömer Sevgiliocak, hâkim Hakan Dede ve Adana’da MİT TIR’ları davasında yargılanıp cezalandırılan Başsavcı Vekili Ahmet Karaca hakkında dava açıldı. HSK müfettişlerinin raporu ve soruşturma izninin ardından hazırlanan iddianamede, 15 Temmuz sonrası “FETÖ”den ihraç edilen isimlerin “görevi kötüye kullanma” suçundan cezalandırılması istendi.
Tazminat davası sonrası soruşturma
Nefes’ten Özgür Cebe’nin haberine göre, iddianamede, Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınan Erzincan İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu‘nun gözaltı sürecinin uzatılması, tutuklanması ve tutukluluğunun devamına ilişkin kararlarda imzası bulunan hâkim ve savcıların sorumluluğuna dikkat çekildi. Gençoğlu’nun daha sonra beraat ettiği ve tutuklu kaldığı süre nedeniyle açtığı tazminat davasının Hazine aleyhine sonuçlandığı belirtildi. Hazinenin zarara uğratıldığı gerekçesiyle, kararlarda imzası bulunan yargı mensupları hakkında soruşturma izni verildiği kaydedildi.
“Sadece ben sorumlu tutulamam”
Başsavcı Vekili Ahmet Karaca, HSK’ya verdiği dilekçede mevcut delil durumuna göre tutukluluğun devamı yönünde mütalaa verdiğini, asıl sorumluluğun tutuklama kararını veren hâkimlerde aranabileceğini savundu.
Hâkim Hakan Dede ise kararların heyet halinde alındığını belirterek sadece kendisinin sorumlu tutulmaya çalışılmasına itiraz etti. Dede, disiplin ve ceza zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, daha önce yargılanıp beraat ettiğini ve kamunun zarara uğratıldığı iddiasını kabul etmediğini bildirdi.
Menderes Yılmaz da Recep Gençoğlu’nu tanımadığını, beraat kararının tutuklulukla ilgili verilen kararların yanlış olduğu anlamına gelmeyeceğini savundu. Yılmaz, “Görevimi kötüye kullanmadım” dedi. İddianamede, Ömer Sevgiliocak’ın ise belgeler kendisine gönderilmesine rağmen savunma yapmadığı belirtildi.
Dosya Yargıtay’a gönderildi


